2010′ dan Beklentilerim …

  • Para
  • Daha çok para
  • Azcık daha para
  • 0 km bir araba
  • Biraz eğlence için PlayStation 3
  • Artık, Beyaz Show’a çıkmak
  • Kuzen için bir ‘Repsol’
  • Classic’ lerden

    - Başarı

    - Sağlık

    - Mutluluk

    - Huzur

    - Aşk

  • Yepyeni bir sayfa, kendimce büyük başarılar.
  • Nikon D5000
  • Telefonumun servisten gelmesi
  • Bunlar saymakla bitmez ve Bla Bla Bla …



Yazıyı Beğendim 

, , , , , ,

Yorum yok

qokhansirin PhotoBlog

Uzun zamandır kafamda olan açmayı düşündüğüm Fotoğraf paylaşım blogumu açtım. Çektiğim ve beğendiğim tüm fotorafları burda paylaşıcam.

http://www.gokhansirin.com/photo/

1 kişi bu yazıyı beğendi.

Yazıyı Beğendim 

, , , , ,

Yorum yok

No Ofsayt

Türkiye’nin en yaratıcı adamından sinema filmi.

Ali Taran Sunar : No Ofsayt ” Eğlencelik Bir Ali Tarantula Filmi ”

No Ofsayt Fragman from qokhansirin on Vimeo.

Yazıyı Beğendim 

, , , , ,

Yorum yok

İyisiyle Kötüsüyle “Buluştrend” (:

Ömer Ekinci‘nin başarılı ve hızla büyeyen blogu Geliştrend‘in ilk buluşması olan Buluştrend‘i geride bıraktık.

Ömer Ekinci’nin kendi blogunda bahsettiği gibi hersey cok güzel geçti : http://www.omerekinci.com/ilk-bulustrend-bulustuk-da-ne-oldu/

Ancak bir ince ayrıntı hala gercekleşmedi :) ..

Buluşmanın sabahı Ömer Bey’le ofisteyken kaç kişi gelecek diye konuşuyorduk. Ömer Bey en az 50 kişi bekliyorum dedi bende o kadar olmaz dedim. Sonrasında iddaaya girdik 50 kişi ve üzeri Ömer Beyin alt rakamlar benimdi. Etkinlik boyunca en büyük kalabalığın yakalanması bekledim ve on bir sayım yaptım ve “38 – otuzsekiz” kişi vardı :) .. Ayrıca gözümden kaçmış olabilir diye Ömer Beye 7 kişi daha verdim ancak iddanın ödülü olan “Harry Kewell” formam hala elime ulaşmadı..!! .. İddaa’dan etkinliği gelenlerinde en az yarısının haberi oldu ayrıca onlara ve sosyal medyaya duyurulur :)



Yazıyı Beğendim 

, , , , , ,

Yorum yok

Para Kazanmak Lazım!

Yeni çalışma saatlerim.

Sabah   : (09:00) – (19:00)

Aksam : (21:00) – (01:00)



Yazıyı Beğendim 

, , , , ,

Yorum yok

Patron’dan izin istemek!

Demek bugün izin istiyorsun. Gel ne istediğine beraberce bir göz atalım:

Bir yılda 365 gün var. Bir yılda 52 hafta olduğuna ve sen her hafta sonu 2 gün izinli olduğuna göre geriye 261 gün kalıyor. Her gün 16 saati işyeri dışında geçirdiğine göre ki bu 170 gün ediyor, geriye 91 gün kalıyor. Her gün 30 dakika kahve molası yıllık 23 güne tekabül ediyor, böylece kaldı 68 gün. yine her gün 1 saat yemek molası ile geçiyor, bu da bir yıl içinde 46 gün eder. Geriye çalışacağın sadece 22 gün kalıyor. Zaten her yıl 2 gün hastalık bahanesiyle işe gelmiyorsun, kaldı 20 gün. Yılda 5 gün de resmi tatiller nedeniyle gitti. Kaldı sadece 15 gün. Her sene de 14 gün yıllık izin kullandığına göre geriye sadece 1 gün kalıyor ve eğer ben seni o 1 gün de izinli gösterirsem;

Tanrı Beni Cezalandırır..
PATRON..



Yazıyı Beğendim 

, , , , ,

2 Yorum

Uyuz ile Gıcık – Mevsimler Değişir Belki

Bir varmıs Bir yokmus..

Bir uyuzla bir gıcık varmıs, yolları ansızın bir gün kesişmiş.
Hersey cok başındayken uyuz gıcığı her gecen gun daha cok sevmiş ama gıcık ta sevmiş,
hersey güzelmiş ikiside mutluymuş, huzurlularmıs birbirlerinin varlıgından.

Zamana bırakmışlar hayatın onlara getireceklerini..

Gıcık pek taviz vermezmiş,
İşine gelmeyince laflarıda değiştirirmiş..
Ama sevmediğinden değil öle olması gerektiği için..

Uyuz hep uyuzluk yaparmıs ama zaman zaman güzel sözler söyleyip
Gıcığı mutlu edermis.. Kısmet

Masal bu ya, devamını sartlar gösterecekmis..

Yazan : Gıcık


Yazıyı Beğendim 

, , , , , , ,

Yorum yok

Funda’ya “Matrix”i anlatmak

Ben : sen hala matrix’i izlemedin mi ?

Funda : yok izlemedim neden ki kardesim izliyodu hatta gecende

Ben : aaaa büyük bi eksiklik bu hemen izle…

Funda : tamam yarın izliym

Ben : önce 1 ve 2 yi izle öbür günde 3’ü.. 1 le 2 nin tadını çıkarman lazım cunku.

Funda : tamam neocum anlaştık :D

Ben : filmi izlerken :

  • yanına kabuklu yiyecek alma dikkat dağıtır konsantrasyon eksiltir
  • soğuk bisiler ic adrenalini dengende tutar
  • ayaklarını yere devamlı bas ucmaya calısırsın yoksa



Yazıyı Beğendim 

, , , , ,

2 Yorum

Değişen Ne ?

Değişen ne soruyorum kendime ne zaman sıkılsam ruhum daralsa soruyorum kendime değişen ne gerçi hiç bir zaman cevapını bilmek veya bulmak istemiyorum, çünkü cevabının beni korkutmasından üzmesinden korkuyorum. Değişen ne Şu hayatta Çevremizde , duygularımızda , sevgimizde , ailemizde , Değişen Ne ? Eskiden Hayat bir Başkaydı ;

Eskiden İçimizi Isıtan Komşularımız vardı. Komşu Ziyaretleri vardı. Beraber Yenilen yemekler , beraber içilen çaylar , yılbaşı geceleri hoş sohbetler vardı,

Eskiden Başımız Sıkıştığında yardımımıza koşan akrabalarımız vardı. her haftasonu akraba ziyaretleri büyüklere ayrı bir saygı vardı. haftasonu toplantıları vardı,

Eskiden Dostlarımız vardı dertleştiğimiz , güvendiğimiz lokmamızı emeğimizi paylaştığımız sevdiklerimiz vardı, eskiden sevinçlerimiz , mutluluklarımız ufak isteklerimiz vardı,

Eskiden Sezen Aksunun Firuzanı Barış Mançonun Dağlar Dağları Özdemir Erdoğanın ikinci baharı vardı, Sanat Güneşimiz Zeki Müren Yıldırım Gürsesin Aşkın en güzel Halini Anlatan Şarkıları vardı, Eskiden Sokaklarda Gezen Muhallebicilerimiz , Macuncularımız , Ayı Oynatıcıları vardı,

Eskiden Gönül Muhabbeti besleyen insanların bir bardak çayla saatlerce gönül sohbeti eden saygıdeğer insanlar vardı, Eskinden Aşk Vardı , Aşkta Saygı , Sevgi ve en önemlisi ahlak vardı, Hatırlarmısınız o günleri ; Bir Dokunuşu hatta bir tatlı bakışın seven insanın gönül bahçesine binlerce çiçek açan bir güzelliği vardı,

Eskiden Yazın Habercisi olan Sevginin habercisi olan arka bahçemizde papatyalarımız vardı,

Eskiden Aşkın Habercisi olan kumru kuşları vardı, Eskiden aşıklar Kumru gibiydi , Mütefazi , Saygılı ve terbiyeli,

Eskiden Kış Günlerinde Sobalarımız Sobanın üstünde kestane çevresinde ise küçüklere hikayeler anlatan büyükler vardı.

Eskiden Yarışma programları , belgeseller ve aile programları vardı,

Eskiden Küçüklerin Büyüklere Saygısı Büyüklerin İse Küçüklere Sevgisi vardı,

Eskiden Semt Pazarları vardı. İnsanların Sevdikleriyle karşılaştıkları yardımlaştıkları,

Eskiden Bayanlar Arasında yardımlaşma günleri vardı, Eskiden Necip fazıllar , peyami sefalar , ömer seyfettinler , melih cevdet andaylar vardı,

Eskiden Cüneyt arkınlar , türkan şoraylar , ayhan ışılar vardı, Eskiden Sinemalar vardı . Cümbür cemaat gidilen . Güzel Filimlerin Oynadığı Bittiğinde İse Tatlı bir sevinç bırakan filimler vardı.

Eskiden Radyomuz vardı , Dramaların Oynadığı , Masalların anlatıldığı ,yarışmaların yapıldığı,

Eskiden Sezer Cumhur Önalın Sunduğu Yabancı Şarkılara ilk o zaman aşina olduğumuz onun o duygulu sesine hayran olduğumuz içimizi ısıtan programları vardı.

Eskiden Sokaklarda Körebe , Saklambaç ,Uzun Eşşek , İp Atlama , Dokuz taş misketlerimiz vardı,

Eskiden Sokak aralarında oyun oynamaktan yorgun ve aç düşen çocukarın öğünlerini birbiri ile paylaşmaları vardı,

Eskiden Ramazanlar vardı , Kapıların açık bırakıldığı dışardan geçecek bir insanın misafir olması için dört gözle beklenen hep sofraya bir tabak fazla konan ofralar vardı.

Eskiden Bayramlar vardı. Yeni elbiselerin özenle hazılandığı sabaha kadar uyku girmeyen gözler sevinçten çarban kalpler vardı,

Eskiden Lunaparklar vardı. Neşe içinde eğlendiğimiz ayrı dünyalar gittiğimiz,

Eskiden Haftasonu piknikleri vardı. hani bedeva yapılan akrabalarla sevdiklerimizle gittiğimiz mangalların yakıldığı , sohbetlerin olduğu,

Eskiden Sokak Düğünleri vardı. Bütün mahallelinin katıldığı hayır dualarının alındığı,

Eskiden Bir Pantolonumuz , Bir Ayakkabımız vardı. ama yetinmesini biliyorduk,

Eskiden Fruko , çamlıca gazozumuz yanında çokoprensimiz vardı,

Eskiden Bedeva İzlediğimiz gülhane konserlerimiz vardı,

Eskiden Sevdiğimiz insanlar evlerinde yaptığı doğum günü partileri vardı,

Eskiden Özel Günlerde Birbirimize Aldığımız Hediyelerimiz vardı,

Eskiden Halit kıvanç ve orhan boranın yaptığı türkçeye saygılı programlar vardı,

Eskiden Tribünde Dostluk ve sevgi vardı,

Eskiden İş Hayatında Sevgi , Yardımlaşma ve güven vardı,

Eskiden Aile vardı. Fertlerin birbirine saygılı olduğu yapıcı bir sosyal yapı vardı,

Eskiden Liralarımız vardı. bir çok şey aldığımız,

Eskiden maltepe sigaralarımız , yerli malı meyvelerımız ve sebzelerimiz vardı,

Eskiden mektuplarımız vardı. Sevgimiz , Özlemimizi,Duygularımızı Yazılara Döktüğümüz Cevapını Dört Gözle beklediğimiz ve gögsümüzde sakladığımız.

Eskiden Sandal sefalarımız vardı,

Eskiden Şiiler Vardı. Ruhumuzu Çoşturan,

Eskiden Hikayeler ve romanlar vardı. Bizi Başka Diyarlara Götüren,

Eskiden Zamanımız vardı. Sevdiklerimize Ayırabileceğimiz, Eskiden Virgüllerimiz vardı. Her zaman devamı olan,

Eskiden Arzularımız vardı. Heyacanlara Yenilmeyen Tükenmeyen,

Eskiden Kurşun Kalemlerimiz vardı. Hep İyi Şeylerin Yazıldığı,

Eskiden Eagles , Modern Talking , Quenn , Duran duran , Beatles Vardı. Bize Hayatın Farklı Yanlarını Kendimizi Özgürce İfade Etmeyi Öğreten,

Eskiden Eskiden Eskiden Eskiden ; Sevgi , Saygı , güven vardı. İnsana Değer Sevgiliye Bir Önem vardi, Düşüncede İncelik bir terpiye vardı. Bireysellik yok toplumsallık vardı.İnsanların Mutluluğunu Herşeyden Önce Tutar Maddiyatı geri plana atardık, Yardımlaşmaya önem verirdik. Ama En Önemlisi Ruhumuzu Kaybettik.

Değişen Onlar değil biziz. Elde Ettiğimiz Yegane Şeylerin Hangisi şu üç günlük dünyada bizi mutlu etmeye yetebilirki.



Yazıyı Beğendim 

, , , ,

Yorum yok

Belki Tanrı…

Belki, Tanrı yanlış insanlarla tanışmamızı istedi doğru insanı tanımadan önce, böylece en sonunda doğru insanla tanışdığımızda, bu hediyenin ne yüce olduğunu anlamamız için. Belki, mutluluk kapısı kapandığında, başkası açılıyordur, fakat böyle zamanlarda kapanan kapıya öyle uzun bakarız ki, bizim için açılan diğer kapıyı görmeyiz bile.

Belki, en iyi arkadaşlık, sallanan bir koltukta beraber sallandığınız, tek bir kelime etmediğiniz, ve giderken bunun hayatınızdaki en iyi sohbet olduğunu düşündüğünüz kişilerde saklıdır. Belki, elimizde olanın kıymetini kaybettiğimizde anladığımız doğru olabilir, fakat elimize gelene kadar neler kaçırdığımızın farkına varamadığımız da doğrudur.

Birine sevginizin tümünü sunmak, asla sizi de aynı şekilde seveceğinin garantisi değildir. Sevgiye karşılık beklemeyin; Sadece sevginin karşıdakinin kalbinde büyümesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdüğüne emin olun. Birine çarpılmak için bir an yeterlidir, birinden hoşlanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün yeterlidir, ama birini unutmak ise bir ömür sürer.

Görünüşe aldanmayın; kandırıcı olabilir. Zenginliğe aldanmayın; yok olur gidebilir. Sizi güldüren birini seçin çünkü karanlık bir günü aydınlatan şey bir gülümsemedir. Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun. Öyle zamanlar vardır ki, bazen birini öylesine çok özlersiniz ki, onu hayallerinizden çıkarıp, gerçek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediğiniz şeyi hayal edin, gitmek istediğiniz yere gidin, olmak istediğiniz kişi olun, çünkü yaşayabileceğiniz tek bir hayatınız var, ve tüm bunları yapabilmek için tek bir şansınız.

Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak kadar üzüntünüz, ve sızı mutlu kılmaya yetecek kadar umudunuz olsun. Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun. Eğer ayaklarınız acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur. En mutlu kişiler, herşeyin en iyisine sahip olanlar değildir, onlar karşılarına çıkan herşeyin değerini en iyi bilenlerdir.

Mutluluk, ağlayanlar, incinenler, araştırma yapanlar, ve çabalayanlar için vardır, çünkü böyle insanlar hayatlarına giren her insanın önemini takdir edenlerdir. Aşk bir gülücük ile başlar, bir öpücük ile gelişir, ve bir gözyaşı ile son bulur. En parlak gelecek, unutulmuş bir geçmişin üstünde yükselir, geçmişinizdeki kalp kırıklıklarını ve hataları silmezseniz hayatın içinde ilerleme şansınız olmaz. Doğumunuzda siz ağlarken çevrenizdeki herkes gülüyordu, öyle bir hayat yaşayın ki öldüğünüzde gülen siz olun, ağlayan da çevrenizdekiler…



Yazıyı Beğendim 

, , , ,

Yorum yok